Garip Bir Gece

    Bir hafta oldu artık sigaramdan dert değil huzur çekiyordum. Neden sonra bir ses duydum arkamdan. Adımı sayıklıyordu duyduğum ses. Boş bir oda da uzanmış yatıyor ve ben çekip gitmek üzereydim. Dur dedi. Arkama bakmadan yürümeye çalıştım. Tekrar duydum o sesi dur! dedi daha yüksek bir sesle. Durdum ve arkama döndüm. Göz göze geldik. Bir müddet sadece baktım yatağın üzerinde ki o soluksuz kalmış bedene. Yorgundu. Biraz daha kal dedi ne diyeceğimi bilemedim. Artık gitmem lazım dedim kafasını çevirdi. Bir sigara daha yakmak istemez misin dedi. Hiç kimse için fazladan bir sigara içmeye vaktim yok dedim güldü!  Niye gülüyorsun diyemeden bir sigara yaktı ve bana uzattı. Sigarayı aldım ve derince içime çektim. Boğazım acımıştı. Komidinin üzerinde ki sürahiden bir bardak su aldım ve bir yudum içtim. Boğazımı rahatlatmıştı. Sonra aynalı dolabın önünde ki sandalyeye oturdum. Sabah 4.30 olmuştu. Gün kendini göstermek için son sancılarını çekiyordu. Öksürdüm ve sigaramdan bir fırt daha çektim. Kül tablasına uzandım ve yatağına kenarın koydum. Külümü silktiğimde pencereden esen rüzgar külün bir kısmını yatağa uçurmuştu. Elimi külü almaya çalışırken yatağın üzerinde ki beyazlıklar griye bürünmüştü. Utandım ve kızardım. Boşver öyle kalsın dedi. Sana ne dedim. Neden gerginsin dedi ve dumanı üfledim odaya doğru. Loş ışığın yansımasıyla bir bulut oluştu duvarda ve içimde ki gerginlik dağılıverdi bir anda. Gülmeye başladım. Niye gülüyorsun demeye kalmadı ve bir anda ciddileştim. Gitmek istiyorum dedim. Tekrar neden diye sordu?! Kalmak için bir sebebim yok dedim bulalım dedi. Solgun yüzü bir anda kanlanır gibi oldu ve kaşlarını çatarak neden kaçmaya çalışıyorsun dedi. İşim var dedim. Bu saatte mi diye sordu haklı olarak? Bir şey diyemedim. Pantolonumda ki lekeyi gördüm ve onu izlemeye başladım. Ne yapıyorsun dedi? Düşünüyorum dedim.

     Neyi?!

Sessizlik oldu ve aklımdan bir sürü şey geçti. Saat 4:45 i gösteriyordu. Yine yalnızlığım geçiyordu aklımdan. Yine anlaşılamamayı. Yine bütün bu olanların anlamsızlığı geçiyordu aklımdan.

    Yarın ki işlerimi dedim. Ne işin var diye sordu? Cevap vermedim. Bir müddet ona baktım. Üzerinde ki örtüden çıkan ayaklarına baktım bir anda. Küçücüktüler. Gülümsedim ayaklarına doğru. Çok hoşuma gitmişlerdi. Bileğinde ki hal hal da gözüktü birden ve elini komidine çarparak irkilmeme sebep oldu. Nesin sen diye sordum?

     Bir hafta önce adını sorduğun ama adını söylemediğinim diye çıkıştı. Belki de heyecanlanmıştım dedim. Adını söyle bana dedi. Yunus dedim. Hahahah diye güldü. Aptalsın sen dedi. Biliyorum dedim.

    Ayağa kalktım ve yanına yaklaştım gidiyorum hep mutlu kal dedim. Gülümsedi. Sende dedi.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.